Hamilelikte ödem nasıl atılır, hangi belirtilerde doktora gidilmeli?

Hamilelikte özellikle ayak, ayak bileği ve bacaklarda görülen hafif ödem çoğu zaman fizyolojik değişimlerden kaynaklanıyor. Ancak şişliğin aniden artması, yüz ve elleri etkilemesi veya baş ağrısı ile görme sorunlarının eşlik etmesi acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Hamilelik döneminde vücudun normalden daha fazla sıvı tutması, büyüyen rahmin bacaklardaki damarlara baskı yapması ve kan dolaşımının yavaşlaması ödeme yol açabiliyor. Genellikle gebeliğin ilerleyen haftalarında belirginleşen şişlik; sıcak havalarda, günün sonunda veya uzun süre ayakta kalındığında artabiliyor.

Yavaş gelişen ve her iki ayakta benzer şekilde görülen hafif şişlik çoğu zaman anneye ya da bebeğe zarar vermiyor. Bununla birlikte ödemi tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün olmasa da günlük yaşamda uygulanabilecek bazı yöntemlerle rahatsızlık azaltılabiliyor.

Uzun süre ayakta kalmaktan kaçının

Aynı pozisyonda uzun süre ayakta durmak, sıvının bacaklar ve ayak bileklerinde birikmesini kolaylaştırabiliyor. Gün içerisinde mümkün olduğunca kısa molalar vermek ve dinlenirken ayakları bir tabure ya da yastık yardımıyla yükseltmek şişliği hafifletebilir.

Masa başında çalışan anne adaylarının da uzun süre hareketsiz kalmaması gerekiyor. Belirli aralıklarla ayağa kalkmak, kısa yürüyüşler yapmak ve otururken ayak bileklerini hareket ettirmek dolaşımı destekleyebilir.

Hafif yürüyüş ve ayak egzersizleri yapın

Doktor tarafından hareket kısıtlaması önerilmemişse düzenli ve hafif tempolu yürüyüşler bacaklardaki kan dolaşımına yardımcı olabilir. Uzun süre yoğun egzersiz yapmak yerine gün içerisine dağıtılmış kısa yürüyüşler tercih edilebilir.

Otururken ya da ayakta yapılabilecek ayak egzersizleri de ödemin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ayakları 30 kez aşağı ve yukarı doğru hareket ettirmek, ardından her ayağı iki yöne sekizer kez dairesel biçimde çevirmek önerilen basit egzersizler arasında bulunuyor.

Ayakları yükselterek dinlenin

Dinlenme sırasında bacakların altına yastık koyarak ayakları kalp seviyesine yakın veya biraz üzerinde tutmak, biriken sıvının dolaşıma dönmesini kolaylaştırabilir. Gün içinde birkaç kez bu şekilde dinlenmek özellikle akşam saatlerinde artan şişliği azaltabilir.

Bacak bacak üstüne atmak veya dizlerin arkasına uzun süre baskı uygulayan pozisyonlarda oturmak yerine dolaşımı engellemeyen rahat pozisyonlar tercih edilmeli.

Rahat ayakkabı ve kıyafetler tercih edin

Ayakları sıkan ayakkabılar, dar çoraplar ve bilek çevresine baskı yapan kıyafetler şişlik nedeniyle oluşan rahatsızlığı artırabilir. Geniş, destekleyici ve rahat ayakkabılar kullanılmalı; çorapların bilek kısmının çok sıkı olmamasına dikkat edilmeli.

Varis, dolaşım sorunu veya belirgin bacak şişliği bulunan anne adaylarında destek ya da kompresyon çorabı düşünülebilir. Ancak doğru basınç derecesi ve kullanım süresi için doktor veya ebeye danışılması gerekiyor.

Su tüketimini azaltmayın

Vücutta sıvı biriktiği düşüncesiyle su tüketimini azaltmak doğru bir yaklaşım değil. Anne adayının günlük sıvı ihtiyacı; hava sıcaklığına, hareket düzeyine, gebelik haftasına ve mevcut sağlık sorunlarına göre değişebilir.

Doktor tarafından sıvı kısıtlaması önerilmedikçe gün boyunca düzenli su içilmeli. Şekerli ve yüksek kalorili içecekler yerine su tercih edilmeli.

Tuz tüketiminde aşırıya kaçmayın

Yoğun miktarda tuz içeren paketli ürünler, işlenmiş etler, hazır soslar, cipsler ve salamura yiyecekler sıvı tutulmasını artırabilir. Bu nedenle günlük beslenmede aşırı tuzlu ve işlenmiş ürünlerin sınırlandırılması yararlı olabilir.

Ancak hamilelikte doktor önerisi olmadan tamamen tuzsuz bir beslenme programına geçilmemeli. Tuz tüketimine ilişkin özel bir kısıtlama gerekiyorsa bu karar anne adayının tansiyonu ve genel sağlık durumu değerlendirilerek verilmelidir.

Bitkisel ödem çayları güvenli olmayabilir

İdrar söktürücü ilaçlar, bitkisel karışımlar ve “ödem atan çaylar” hamilelik döneminde doktor onayı olmadan kullanılmamalı. Bitkisel olması bir ürünün gebelikte güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Bazı ürünler sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, tansiyonu etkileyebilir veya kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Sağlık Bakanlığının gebe bilgilendirme rehberinde de gebelikte idrar söktürücü ve ödem giderici ilaçlarla bitkilerin kontrolsüz kullanımının uygun olmadığı belirtiliyor.

Ani şişlik preeklampsi belirtisi olabilir

Yüzde, ellerde veya ayaklarda aniden başlayan ya da hızla artan şişlik, gebelikte yüksek tansiyonla seyreden preeklampsinin belirtilerinden biri olabilir. Şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, bulanık görme, göz önünde ışık çakmaları, kaburgaların altında şiddetli ağrı, bulantı, kusma veya belirgin halsizlik de tabloya eşlik edebilir.

Bu belirtilerden biri ortaya çıktığında rutin kontrol tarihi beklenmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Preeklampsi yalnızca ödemle teşhis edilmez; tansiyon ölçümü, idrar ve kan testleriyle birlikte değerlendirilir.

Tek bacakta şişlik ve ağrıya dikkat

Hamilelikte her iki bacakta gelişen hafif şişlik yaygın görülse de yalnızca tek bacağı etkileyen şişlik farklı değerlendirilmelidir. Bir bacakta ani şişme, kızarıklık, sıcaklık artışı, ağırlık hissi veya baldır ağrısı derin ven trombozu olarak adlandırılan kan pıhtısının belirtisi olabilir.

Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı öksürük veya bayılma hissi ortaya çıkarsa acil yardım istenmeli. Bu belirtiler pıhtının akciğere ulaşmasıyla gelişebilen ve yaşamı tehdit edebilen pulmoner emboliye işaret edebilir.

Hamilelikte ödem için uygulanacak yöntemler anne adayının tansiyonuna, böbrek ve kalp sağlığına, kullandığı ilaçlara ve gebeliğin seyrine göre değişebilir. Şişlik belirginleşiyorsa, hızla artıyorsa veya başka yakınmalarla birlikte görülüyorsa evde çözüm aramak yerine tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir